Annecim uzun zamandır sana yazamıyorum..Okul bu yıl çok yoğun baban da öyle olunca fazla vakit bulamadım ancak az önce babanla Fenerbahçe-Galatasaray derbisini izlemeye gittin.Öyle olunca fırsattan istifade bende oturdum PC başına.Bugün seninle çok güzel vakit geçirdik önce 10 kasım törenine gittik.Şemsiye ile uzun uğraşlar ve yavaş yavaş yürüyüşler sonrasında vardık neyse töreni zaten sana bir önceki postta anlatmıştım..Ben yağmurda ıslanman ve hiç bir su birikintisini atlamadan üzerinde zıplamandan bahsetmek istiyorum. Hİç kızmadım.Öyle tadını çıkardın ki..Zaten kıyafetlerini makineye atacaktım fazladan botların ıslandı sayılır bir..ancak aldığın keyif izlemesi bile çok güzeldi.NE kadar basit şeylerle mutlu oluyor ve mutlu ediyorsun.Seni görünce gerçekten insanın ruh hali değişiyor babanın tabiri ile. :)Arada seninle sokaklara çıkmaya karar verdim bugün farklı şeyler keşfediyoruz birlikte..çünkü Kovancılar bu yıl beni çok sıkmaya başladı bebeğim..Hele ki bu hafta sonu elektirikler de gitti gelmez uzun süre elektriksiz kalınca bayağı bir şeyler yaptık seninle.Uyuyunca sana güzel etkinlikler hazırladım artık yarına çünkü şuan maç keyfindesin sanırım :)Bugün bir de sana Kefir yedirmenin diğer yolunu denedim bisküvi kattım içine :)))) artık böyle tüketeceksin mecbur alışana kadar.Bağırsak florasının zayıf olduğu kişilerin özellikle tüketmesi gerekiyormuş bakalım umarım faydasını görürüz.Bugün böyle geçti bir tanem resimlerinden sonra önceden yaptığımız etkinliklerin postları ile devam edeceğim...
Atölye Bambini
Sohbahar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sohbahar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pazar, Kasım 10, 2013
Çarşamba, Ekim 23, 2013
İlk keşifler
Neden böyle bir başlıkta resimler toplamışım anlamasam da yine de yazmak istedim. Öncelikle çok erken uyanmandan ötürü neredeyse hiç gün doğumlarını kaçırmıyoruz hatta artık anne kalk güneş doğdu bile diyorsun.ilk zamanlar birlikte güneşin çıkışını izlerken giderek benim için zor bir hal almaya başlamıştı.çünkü emmek için uyanışlarında sıklaşınca ben sinirli sinirli uyanır oluvermiştim.Ama resimlerde bir şey dikkatimi çekti ki.yine de bilinç altına Güneşin o muhteşem kızıllıkla bulutların arkasından bize gülümsemesini kazımışım çünkü gördüğün fotoğraf sadece 2 tanesi bunun gibi onlarcası var.:)Yine bu foto da sonbahardaki sarı yaprakları ilk keşfin.gök kuşağı hemde 2 tane (şansına) ilk keşiflerin arasında.Genellikle sabahları seni cam kenarına koyardım dışarı izlemen için mama sandalyen de tabiki :)
Yine sabah yürüyüşlerimiz olur du mutlaka..baktın güneş var ve biz çıkamıyoruz seni soyar camları açar D vitamini depolaman için çabalardık.Kapadokya gezimizde ( vaktim olursa uzun uzun değineceğim bu tatile) pansiyonumuzun bahçesindeki hamaktan oldukça keyif almıştın..ilk hamak heyecanın yüzüne de yansımış.Güzel kızım benim... Bu resimde yuvarlak içine aldığım bir yer var orada sen güneşin batışına doğru koşuyorsun özgürce..her zaman özgürdün hiç elimizden tutmadın küçük bir yerde yaşamanın verdiği rahatlıkla da seni hiç zorlamadık..Ancak bu foto komşuların bahçesine çaya gitmiştin..eve dönmek üzere yola koyulmuştuk ki.bahçeden çıkar çıkmaz kaçtın bizden..öyle eğleniyordun ki. Kahkahalarını hala duyabiliyorum...çok net olmasa da bu resim beni hep o ana hep sesine...hep beni gülümsetiyor...hayat sana hep özgür olabileceğin şartlar sunsun...sana çok yakışıyor...Ruhu da yüzü kadar güzel yavrum öyle kelimesiz ki duygularım...İyi ki benim canımsın..Arkadaşım bana bir gün kızın doğunca gerçek aşkı tadarsın demişti ne kadar doğru söylemiş :)Sen mutluysan ben de mutluyum sen yersen ben de doyuyorum ne ilginç şu analık ne tarifsiz... Neyse devam edelim...
İlk Kar maceramız 6 aylıkkendi.fazla anlamamış öyle bakınmıştın.Anneannen seni bastırdı oturttu..öyle bakıyordun sadece :)Ancak 1.5 yaşında ilk karla oynatmak istediğimizde baktık ki botların yok(onları a herşeyi olduğu gibi halam çok beğenerek almış ve getirmişti)2 ayakkabılık ve onlarca ayakkabı içinden senin botları alıp gitmişlerdi.sonra düşündük ihtiyacı olan bir cocuk olsa gerek helal ettik gitti...hemen sana bot almaya gittik ama mağazaya kadar ev ayakkabılarınla karlarda yürüdün.önceleri biraz korktun annemlerin kızmalarına rağmen eldiven takmamıştım sana aslında karı hissetmeni istiyordum azıcık elinde tutup atıyordun soğukk diyerek.o gün babanla da oynamıştın ağaçların altına geçip sallıyor karlar yağdırıyordunuz üzerinize eve döndüğümüzde sırıl sıklamdık ama mutlu...Bu yıl da eldivenler şapkalar hazır kardan adam yapmayı bekliyorum...ama anne Kayunun kardan adamı erimiş diyorsun..bizimki erimez diyorum bende...Ne yalan söyleyeyim tadını çıkarmaya çabalıyorum öyle sevecen öyle benimle öyle safsın ki...bazen hep böyle kal istiyorum.. hep heyecanlı...ve ben de yeniden karla oynama heyecanı yaşayayım seninle..yeniden büyüyeyim daha bilerek yaşayamadıklarımın acısını çıkarırcasına yaşayarak..doyarak...
Yine suya geldi mi sıra her post ta var anlatılacak birşeyler...banyo yaparken ilk su maceraların çoktur bende.çok küçüktün su kovasına seni koyduk birden iki elinle kovayı tutarak ayaklarının üzerine kalkınca babanla göz göze geldik dilimiz tutuldu..birden ayağa kalkıp yürüyecek hatta abartarak ucacağını düşünüverdik saniyeler içinde :))) ne gülmüştük sonradan..suyu severdin hala seviyorsun...Deniz maceraları uzun uzadıya anlatacağım ancak..bunu atlamayayım ilk gemiye binmemiz olay yine...zaman kolluyorduk en uygunundan tadını çıkar diye..çünkü eniştem sayeesinde Batuya binecem(fransızca gemi)deyip duruyordun.o gün erken kahvaltı için sahile gittik.oynarken bir çocuğu tam elmacık kemiğinin olduğu yerinden ısırınca koşarak kaçtık ve de utanarak :) biraz sana sinirlendik kızdık filan..öyle ağladın zırladın.tekneye bindik motor çalıştı ve sen uyudun :)) ALlah sağlık verirse seneye bindireceğim seni..Zaten arabada uçakta motorlu taşıtlarda uyur halde oluyorsun genellikle :)ya işte böyle ilk tekne turu maceramız canımın içi Derinim.
Bu resimlerde de eline aldıkların,alamayıp içine girdiklerin..mum söndürme fasıllarımız ilk top havuzu maceran klavye ile tanışmandan kesitler var kuzummmmm...işte böyle..bugün yorucu bir gündü bebeğim bir post daha yazarım sanmıştım ama uyku bastırdı..seni koklayacağım ve uyuyacağım...Seni çokkkkk seven Annen ...
Yine sabah yürüyüşlerimiz olur du mutlaka..baktın güneş var ve biz çıkamıyoruz seni soyar camları açar D vitamini depolaman için çabalardık.Kapadokya gezimizde ( vaktim olursa uzun uzun değineceğim bu tatile) pansiyonumuzun bahçesindeki hamaktan oldukça keyif almıştın..ilk hamak heyecanın yüzüne de yansımış.Güzel kızım benim... Bu resimde yuvarlak içine aldığım bir yer var orada sen güneşin batışına doğru koşuyorsun özgürce..her zaman özgürdün hiç elimizden tutmadın küçük bir yerde yaşamanın verdiği rahatlıkla da seni hiç zorlamadık..Ancak bu foto komşuların bahçesine çaya gitmiştin..eve dönmek üzere yola koyulmuştuk ki.bahçeden çıkar çıkmaz kaçtın bizden..öyle eğleniyordun ki. Kahkahalarını hala duyabiliyorum...çok net olmasa da bu resim beni hep o ana hep sesine...hep beni gülümsetiyor...hayat sana hep özgür olabileceğin şartlar sunsun...sana çok yakışıyor...Ruhu da yüzü kadar güzel yavrum öyle kelimesiz ki duygularım...İyi ki benim canımsın..Arkadaşım bana bir gün kızın doğunca gerçek aşkı tadarsın demişti ne kadar doğru söylemiş :)Sen mutluysan ben de mutluyum sen yersen ben de doyuyorum ne ilginç şu analık ne tarifsiz... Neyse devam edelim...
İlk Kar maceramız 6 aylıkkendi.fazla anlamamış öyle bakınmıştın.Anneannen seni bastırdı oturttu..öyle bakıyordun sadece :)Ancak 1.5 yaşında ilk karla oynatmak istediğimizde baktık ki botların yok(onları a herşeyi olduğu gibi halam çok beğenerek almış ve getirmişti)2 ayakkabılık ve onlarca ayakkabı içinden senin botları alıp gitmişlerdi.sonra düşündük ihtiyacı olan bir cocuk olsa gerek helal ettik gitti...hemen sana bot almaya gittik ama mağazaya kadar ev ayakkabılarınla karlarda yürüdün.önceleri biraz korktun annemlerin kızmalarına rağmen eldiven takmamıştım sana aslında karı hissetmeni istiyordum azıcık elinde tutup atıyordun soğukk diyerek.o gün babanla da oynamıştın ağaçların altına geçip sallıyor karlar yağdırıyordunuz üzerinize eve döndüğümüzde sırıl sıklamdık ama mutlu...Bu yıl da eldivenler şapkalar hazır kardan adam yapmayı bekliyorum...ama anne Kayunun kardan adamı erimiş diyorsun..bizimki erimez diyorum bende...Ne yalan söyleyeyim tadını çıkarmaya çabalıyorum öyle sevecen öyle benimle öyle safsın ki...bazen hep böyle kal istiyorum.. hep heyecanlı...ve ben de yeniden karla oynama heyecanı yaşayayım seninle..yeniden büyüyeyim daha bilerek yaşayamadıklarımın acısını çıkarırcasına yaşayarak..doyarak...
Yine suya geldi mi sıra her post ta var anlatılacak birşeyler...banyo yaparken ilk su maceraların çoktur bende.çok küçüktün su kovasına seni koyduk birden iki elinle kovayı tutarak ayaklarının üzerine kalkınca babanla göz göze geldik dilimiz tutuldu..birden ayağa kalkıp yürüyecek hatta abartarak ucacağını düşünüverdik saniyeler içinde :))) ne gülmüştük sonradan..suyu severdin hala seviyorsun...Deniz maceraları uzun uzadıya anlatacağım ancak..bunu atlamayayım ilk gemiye binmemiz olay yine...zaman kolluyorduk en uygunundan tadını çıkar diye..çünkü eniştem sayeesinde Batuya binecem(fransızca gemi)deyip duruyordun.o gün erken kahvaltı için sahile gittik.oynarken bir çocuğu tam elmacık kemiğinin olduğu yerinden ısırınca koşarak kaçtık ve de utanarak :) biraz sana sinirlendik kızdık filan..öyle ağladın zırladın.tekneye bindik motor çalıştı ve sen uyudun :)) ALlah sağlık verirse seneye bindireceğim seni..Zaten arabada uçakta motorlu taşıtlarda uyur halde oluyorsun genellikle :)ya işte böyle ilk tekne turu maceramız canımın içi Derinim.
Bu resimlerde de eline aldıkların,alamayıp içine girdiklerin..mum söndürme fasıllarımız ilk top havuzu maceran klavye ile tanışmandan kesitler var kuzummmmm...işte böyle..bugün yorucu bir gündü bebeğim bir post daha yazarım sanmıştım ama uyku bastırdı..seni koklayacağım ve uyuyacağım...Seni çokkkkk seven Annen ...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













