Atölye Bambini

Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Mayıs 12, 2014

Kırmızı başlıklı kız ile başlayıp Derin'in hayal dünyasını keşfe çıktık :) ( Little red riding hood)

         Ne yapsam ne yapsam diye düşünürken uzun zamandır aklımda olan kırmızı başlıklı kızı canlandırmaya koyuldum.Öncelikle benim bebekliğimden kalma pelerini taktım aslında ilk fikirde bu pelerinden gelmişti ama o zaman sana giydiremediğimden ertelemiştim.Kırmızı İrem ablanın yılbaşında ördüğü şapkayı bulamadım kırmızı kına baş örtümü örtmek istedim ona da izin vermeyince şapkanla idare ettik.Ben bu masalı sana anlatmamıştım ta ki bir gün okulda duyup etkilenip sevinceye kadar sonra sürekli anlattırdın ama sonunda kurt hep şaka yaptı bizde..ben ne kadar böyle desem de sen o karnın kesilip anneannenin çıkış öyküsünü biliyordun..Öğretmen anlatmış :/ Neyse bu gece biz o kısma pek girmedik.sepetimizi doldurdun mutfaktan eline geçenlerle.Sonra kurt olmadığından tavşanı anneanne yaptık yorganla üzerini örttük.Çiçeklerimizden arta kalan (arta kalan diyorum her birini dağıttım :/ Taşınırız bu yıl diye) ve babanın dün yolladığı papatyalardan orman yaptık.Mekan ve kostümler hazırdı.sıra geldi öyküye...

                                           Orandan geçerken...dans edip hoplaya zıplaya gidiyoruz

İlk acıkan anneanneyi doyurmaca

burada sepeti dolduruken


Ormanda çiçekleri koklama


ve sohbet...neden burnun büyük neden ellerin büyük biz seni koklamak ve sana sıkıca sarılmak için dedik :)


Ve sonra hayal gücün devreye girdi biz aslında arada çilek toplar sohbet ederdik birazda destek amaçlı hayal gücüne ama bu kez çok başka idi.Ve bu tip etkinlikleri her gün tekrarlamayı düşünüyorum.uzun zamandır hiç bu kadar yoğun ve kaliteli zaman geçirmedik diyebilirim.Burada ormanda bir ses duydun ve bakmaya gidiyorsun :)


aslında sonlara doğru bir şeydi..acıkınca meyve yiyorsun..şakacıktan.Burada en ilginç olan bana gelip anne ekşi mi tatlı mı oynayalım demen oldu.daha önce hiç denemedik.ve önce portakalı tattırıp ekşi dedirrttin sonra sütü içirip tatlı.Montessori işe yarıyor bir kez daha gördüm :) ben çok şaşırdım ama çok da mutlu oldum.

En çok vakti ormanda hayvan arama,ses duyma yakalama kısmı aldı..genellikle kedi bulduk.kolunda güya kedicik varmış sende süt içirerek onu besliyorsun.

Burada fare yakaladın bana veriyorsun..hep kaçtılar..bir bir her birini yeniden yakaladık hiç üşenmedik zıpladık durduk.saklanan fareyi yastığın arkasından getirdik. ;)

En sevdiğin şeye hayal dünyanda da yer verdin yumurtalar :)

Sessiz ol anne diyerek bir aslan gördün sonra ayı..ikiside kaçtılar bizden:)

Beni de kırmızı başlıklı kız yaptın.Sonra başınla seviyormuşsun beni öyle dedin :)yavrum benim.

Çiçeklerin arasında küçük bir çiçek ve tomurcuk gördün foto istedin bende çektim...

Anneanneden sonra sende karnını doyurdun.


Aman 40dk kadar oynadık sincaplar yakaladık.Karınca ile arkadaş oldular.Sonra beni terkettiler ben üzüldüm sen üzülme anne geri gelirler annelerini özlemişler dedin :O
Anneanne uyuya kaldı,uyandı gözleri açıldı..o arada bir AY'ı gördük bir Güneşi...bizde yattık ben anneannenin yanına yatmak istedim hayır anne o annenannin yatağı dedin.Ben yine şaşırdım.aralarda yorgun düşmek koşarken nefes nefese kalma taklitleri de cabası.Ben senin bu akşam bambaşka halini keşfettim tanıdım.Son zamanlarda hikaye üretir olmuştun ama bu tip dramalar da ne kadar içten ve yaratıcı olduğunu gözlemledim..Daha yazamadığım o kadar şey var ki..onları da videoya çektim.Orman dediğin çiçeğin yaprakları arasında hayvanları arayışın çok hoştu.Hele bana sürprizz diye bağırıp sincap uzatışın.Gördüğün siyah kayalardan geçtik..Çok yavaşça..kimseyi uyandırmadan.parmak uçlarında gezdin :) Ayy çok sevimli idi.Aklıma gelenleri yazıyorum.Sepetten çıkardığın etiketi anne bu ne olsun diye sordun ve ışık olsun diyerek duvara yapıştırdın.Işığı kapatıp anne bak ay çıkmış bizde uyumalıyız dedin :O bir ara kaybolan sincabı buldun geri görütmek isterken sakın üzülme ;annesi ağlar dedin..hani vermek zorunda imişsin gibi :)o ara anne bak anneannemin gözleri açık bir bakalım mı dedin..bakalım dedim.gidip sevdin senin gözlerin enden açık canım anneannem güzel kız dedin severek..ben burada koptum :)
AAA bak şunu unutmadan yazayım ormanda eve gelirken yağmur başlamıştı koşarak eve gelmiştim ama anneannesi uyuyaya çalışıyordu :))))(Bunları anlatışın çok güzel)belki açtır deyip süt içirdin.Güneş çıkmıştı..aaa  yine ay çıkmıştı ( bunları yukarı bakarak yapıyorsun birde)
çiçeklerin arasına bakarken BİDE NE GÖRSÜNLER deyip durdun :)
Neyse oradan oraya zıpladım...çok heyecanlandım ondan olsa gerek aklıma eseni yazdım..kızım birde benim bir huyum var asla yazdığımı yeniden okumuyorum yoksa silerim :) Eminim sende bunları okurken gülümseyeceksindir.Bugün dilsel etkinlik günü idi.Süper oldu..Youtube açılsın eklerim videolarıda.
Seni seven annen :)


Çarşamba, Nisan 30, 2014

Pezzettionun KOŞAN'ını canlandırdık

Aldığım renkli küpleri görünce aklıma gelmişti bu etkinlik hemen.Ben renklerine göre çizdim senden doldurmanı istedim tabi biraz sıkılınca bir sen bir ben yaptık sonuç güzeldi.Üzerinde  bayağı konuştuk.Hikayeyi anlattın koşana sordun...Ben senin bir parçan olabilir miyim? Sen benim bir parçam olsan ben nasıl koşarım dedi Koşan da..hala hikayeyi hatırlıyor olman beni çok mutlu ediyor.Senden çok ben sevdim...Büyüdükçe sadece boya ile sana yaptırım artık :)









Pazartesi, Nisan 28, 2014

The Wheels on the bus

Bu kitap da babamızın İngiltere macerasından.HEm şarkıyı hem kitabı çok seviyoruz.Ama sen bazı sayfaları maalesef kopardın.İlk öğrendiğin şarkılardan..İngilzce hem söyler hem dans ederdin.Bol bol söyleyip durup senden devamınız getirmeni istemişizdir...Mother on the bus say I LOVE U en sevdiğim kısım :)







Burada da parçaya eşlik ederken.Gerçi artık unuttum maalesef yuput kapalı :/



Lucky bamboo

Babamızın İngiltere den getirmiş olduklarından...öyle güzel ki.İlk kitaplarından çok severek okurduk.İlk olarak kendimiz uyduruyorduk resimlerine bakarak.Zamanla dil olayında ilerlersen artık ingilizce okuruz diye düşünüyorum :)




Burada da oturmuş kendi kendine okurken :)


Salı, Nisan 22, 2014

Kaçırdığınız çocuk dergisi sayılarına burada vereceğim linkten ulaşabilirsiniz.

Her öğretmenin işine yarayacak bir sistem olan EBA (Eğitim-bilişim ağı) şudur.

EBA nedir ve ne işe yarar?

Eğitim-öğretim sürecinde bilişim teknolojisi donanımlarını kullanarak etkin materyaller kullanmanız amacıyla Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından tasarlanan Eğitim Bilişim Ağı (EBA) sınıf seviyelerine uygun, güvenilir ve incelemeden geçmiş doğru e-içerikleri bulabileceğiniz sosyal bir platformdur. Öğretmen ve öğrenciler başta olmak üzere eğitimin tüm paydaşları için tasarlanan EBA;
  • Farklı, zengin ve eğitici içerikler sunmak,
  • Bilişim kültürünü yaygınlaştırarak eğitimde kullanılmasını sağlamak,
  • İçerikle ilgili ihtiyaçlarınıza cevap vermek,
  • Sosyal ağ yapısıyla bilgi alışverişinde bulunmak,
  • Zengin ve gittikçe büyüyen arşiviyle derslere katkı sağlamak,
  • Bilgiyi öğrenirken aynı zamanda yeniden yapılandırabilmek ve bilgiden bilgi üretmek,
  • Farklı öğrenme stillerine (sözel, görsel, sayısal, sosyal, bireysel, işitsel öğrenme) sahip öğrencileri de kapsamak,
  • Bütün öğretmenleri ortak bir paydada buluşturarak eğitime el birliğiyle yön vermelerine ön ayak olmak,
  • Teknolojiyi bir amaç olarak değil bir araç olarak kullanmak amacıyla tasarlanan 
  • sosyal bir eğitim platformudur.

Şimdi gelelim siz anneleri de ilgilendiren kısmına grupta bir arkadaşım sormuş meraklı minik dergilerinin eski sayılarına nasıl ulaşabiliriz diye?  işte alttaki linkten sadece meraklı minik değil her tür çocuk dergisini ücretsiz indirebilirsiniz pdf formatıda mevcut. :) Renkli yazıcımız olmadığından pek bakınmıyorum ama okumakta fayda var..kolay gelsin sizlere..


Cumartesi, Şubat 08, 2014

Üç kedi bir dilek

     Kedilere bayılan kızım için oldukça ilgi çekici bir kitap olmuştu. Bana göre uzun olsa da dinlemeyi çok seviyor.Umarım böyle de devam eder.3 kafadar kedinin dostluğundan bahsediyor.Araya yıldızlar..kayan yıldız filan girince daha çekici hale geldi.Yapı kredi yayınlarından çok keyifli.

Yavru Ahtapot olmak çok zor

     Artık kitaplarımızı yavaştan eklemek istiyorum.Yapı kredi yayınlarının çok eğlenceli bir kitabı.Küçük ahtapot 8 kolundan şikayetçidir ancak bir gün 8 kolu olduğu için yılan balığının tehlike de olan yumurtaları kurtarır ve ne kadar şanslı olduğunu görür.Artık mutludur.Kabaca böyle idi.Ayrıntıları sizin okumanızı tavsiye ederim.

okurken fazla resimleyememişim.


Burada yılan balıklarının yumurtadan çıkışı resmedilmiş.Derinimin çok ilgisini çekmişti.

İlk kitaplarım

        Babamızın İngiltere ye gitmesi hep sana yaramıştı.Sadece sana kitap taşımıştı.Bunlarda ilk eğlendiğin minik kitapların.Sadece hayvanlarla ilgili bu kitaplar bence hem erken kelimeleri öğrenmene hem hayvanları bu kadar sevmene sebep oldu bence.Hala okuyorsun.Bakıyorsun tek tek sayıyorsun.Renkler,hayvan sesleri,böcekler,çiflik ve evcil hayvanlar gruplandırılmış.Ben bile bayılıyorum tam eline göre olduğundan açıp kapaman.Sayfa değiştirmen çok kolay.Tabiki ingilizce ilk olarak Türkçe söyledik hep şimdi ingilizcelerini okuyor öğreniyoruz.

Çarşamba, Ocak 22, 2014

Kitaplarımız : Bil bakalım bu kim ?

      En başından beri kitapları sevmen adına renkli gördüğümüz her kitabı almayı amaç edinmiştik.Bu yıl 2.yaşınla birlikte anladık ki böyle olmaz..senin ciddi bir kütüphaneye ihtiyacın var..çünkü seviyorsun dinlemeyi...resimlerine bakmayı.Hayvanlara olan ilginden ötürü de bu kitapları özellikle almak istedim.
Gelince hiç pişman olmadım.Çok güzellerdi...Final Kültür sanat yayınlarından 4 ünü de aldım.Çevirdiğimiz her sayfa da farklı bir hayvanı resmetmişler.Çok eğlenceli..gerçekten...Tavsiye edilir...




Cumartesi, Ocak 18, 2014

Çalgılar kitabımız ve ve kartlarımız.

     Ksilofon,flüt,davul ve gitar la pek sıkı fıkısın.Müzikle ilgilenmeni çok isterim çünkü bence kulağın oldukça iyi..Öyle anlıyorum..Çabucak ezberliyorsun melodisini..sözleri bilmesen de melodiyi mırıldanıyorsun...Yine Trt çocuk dergisinin ülkelerin müzik aletleri kartları ile kitabımızdakileri eşleştirmiştik. Ancak aklımda kalan..ben hızla geçip bitirmiştim..Dur anne diyerek elimden alıp gitar sayfasını buldun ve üzerine koydun..Bazen benim bile dikkatimden kaçan detayları görüyor olman hoşuma gidiyor.Kartlar la bizim kitapda fazla eşleşen yoktu maalesef..Çoğunu bende bilmiyordum..öyle biraz zaman geçirdikten sonra kaldırdım.Biraz daha büyürsen yeniden inceleriz seninle. Hatta netten sana müzik aletlerinin seslerini dinletmeyi planlıyorum bakalım yakın zamanda yaparsak postunu da yazarım.



Birde bu aralar istiklal marşını dinlemeyi seviyorsun...Bayağıda peş peşe dinlemek istiyorsun..melodisini çözmüşsün...Ve diğer şarkılar onlarla ilgili bir videoyu da paylaşmak isterim...

Pazar, Ocak 12, 2014

Yüzyüz yapalım dedik...

      Artık eski etkinliklerimizi yazmaya başlayayım ...Yüzyüz yine takip ettiğim sevgili annnelerden öğrendiğim bir kitap ismiydi ve 2-3 yaş kitaplarını seçerken ilk aldıklarımdandı.Bu kitabı çok seviyorsun her gün okuyoruz, dedim bizde yüzyüz yapalım arkadaşlarını filan  bir araya getirelim kocaman bir balık oluşturalımBüyük ton balığını kovalayalım :) Benim yardımlarımla bitti etkinliğimiz.Bayağı da güzel oldu..Eve gelenlere gösterir oldun sevdin sanırım sende.




                       Ve mutlu son...Bu kitaplar harika...Sırada pezzettino var.Onu ve arkadaşlarını da mutlaka    yapamalıyız ;)

Çiçeklerimizin yapraklarını hem sevdik hem temizledik

      Şu aralar gerçekten muhteşem bir grup olduğunu düşündüğüm Evde Montessori Uygulamaları grup yöneticisi sevgili Aslı Hanımın küçük Masal'ı ile yaptığı ve çok beğendiğim günlük hayatta montessoriye harika bir örnek olduğunu düşündüğüm çalışmayı yaptık..Hem pamuklarını sıkarak kaslarına yardımımız dokunduğu için hem bitkilere karşı duyarlılığın artması için etkili olduğunu düşünüyorum.Yüz temizleme pamuklarını verdim bir de bir kase su..batırdın sıktın..sonra yaprakları sildin.Önce baktım çok haşin davranıyorsun.Gösterdim.Koparlar dikkat etmeliyiz diyerek ne kadar çiçek var her birine atlaya atlaya koştun..uğraştın...temizlemeye çabaladın..ben çok sevdim..ileride daha uzun zaman vakit harcarız diye düşündüm. Farkındalık da yarattım bitti...

Altta ki foto da duvardaki çamuru ve senin ilk sanat eserine değinmek istiyorum.Bir gün elini çamurlu fark ettiğimde bakındım ama göremediğim bu sürrealist çalışmanı 2 hafta kadar sonra fark ettim.Kolonun iç tarafında kaldığından fark etmemişim..Babana gösterdiğimde al sana montessori kalsın elleme dedi ve temizlemedik öyle duruyor:)

                   
Bunlarda pislenmiş anne..koşarak temizlemeye...


Tabi ki bitmedi..Ortalığa döktüğümüz su damlalarını temizledik sonrasında.


Yine bitmedi..Bu kez anne bir fikrim var..Etkinlik yapalım mı..Deyip hemen bir şey uyduruverdin..Almanca türkçe sözlüğü yemek yaptık Sehpa da durun süsü de tuzluk tuz döktün..Salladın ..Üstünü örttün.



Anne Kipat okuyalım diyerek köşemize götürdün beni.Bu sözlük minik olduğu için bu kadar ilgini çektiğni düşünüyorum..Ama başladın adamlar varmış.Uçmuş.koşmuş filan demeye :-O şimdi hatırlayamadığım bir sürü bir şey söyledin.Lucky panda kitabın oradaydı onunla ilgili de eğleniyor oyun oynuyor diye bizim anlattıklarımız tekrarladın ve sıkıldın ondan da..Artık kitap köşeni biliyorsun istediğinde oraya geçiyor okumak için uğraşıyorsun .Bu beni çok mutlu ediyor...Devamı gelecek diğer postta...


Buda yarısını yakalayabildiğim Almanca sözlüğün en güzel okunma örneği :)