Günlük yaşamdan çok güzel bir montessori etkinliği..Ancak etkinlik müdale etmediğim zaman nerelere kadar vardı şimdi bakacağız..Aslına bakacak olursak ben hiç bu durumdan şikayetçi değilim çünkü acayip şeyler üretip neler neler uyduruyor küçük beyinler...Bu noktada Maria Montessoriye hak vermemek elde değil şöyle demiş
"Ben bu işe,elinde sadece onları istediği gibi ekecek iyi kalitede tohumluk tahıla ve verimli bir tarlaya sahip bir çiftçi gibi başladım.Ama toprağa dokunduğumda tahıl yerine altın buldum.Bu toprak değerli bir hazine gizliyordu.Bana düşündüğüm gibi bir çiftçi olmadığımı gösterdi.Gizli hazinelerin kapılarını açan sihirli lambayı ellerinde tutan Alaaddin gibiydim."
Ne de güzel ifade etmiş..Gerçekten öyle biraz hayırlarımızı çocuklarımıza daha sınırlı söylersek çok üretken olacaklardır diye düşünmeden edemedim..bende bu etkinlikle şimdi resimlerden bakalım.
Kızımın en sevdiklerinden bu renkli taşlar...Bende etkinlik için bunları su dolu kaseye boşalttım ve süzgeç..döküldüğünde silmesi için küçük bir havlu koydum...
Başladık maceraya...İlk herşey olması gerektiği gibi idi..Aktardı ilk tur başarı ile biterken elimle şimdi deyip durdu.Ama ilk izin vermedim süzgeçle bitirmesi gerektiğini söyledim.
sonra elinle aktarabilirsim dedim ve hiç karışmadım artık.Önce elinle aktarma yaptı.Sonra süzgece tüm taşları doldurup öyle aktardı.
Arada bir dökülen suları sildi.En son resimde görüldüğü gibi su ve taşlarla dolu kasesi salladı sular döküldükçe tepsiye,(bu arada bu tepsi babamızın bekarlığından fırına da uymadığı için öyle kenarda bekliyordu..Artık her etkinlikte kullanıyorum dökülme derdini azaltıyor) bayağı mutlu idi.
Birde taşları tek tek yukarıdan suya bıraktı...
Benim beklediğim son tam olarak bu iken meğer her şeyin başlangıcı imiş daha:)Taşlar tepsiye...Bir süre orada da süzgeçle alma çabası...Ellerle oyun...
Çoraplar çıkar :O biri ile tepside ki su silinir...Diğerine taşların bir kısmı doldurulur boşatılır :O (gerçi bu çorap doldurma sürekli yaşanıyor,nasıl düşünemedim bilmiyorum)
Taşlar avuç avuç alınır ve nağmurrr nağıyorrrrr eğlencesi başlar ..her yer taş olana dek..En eğlendiği kısım burası sanırım çok kahkaha attı.
Ve ayaklarla her zaman ki gibi duyusal havuz haline dönüşen tepsiye girilir..Zıplanır hoplanır...
Ayaklarının altına verdiğim havlu üzerine çıkılıp ayaklar kurulanır...
Son olarak annenin ikazı ile ıslanan havlu kuruması için kalorifere konulur ...
Bu etkinliğin özeti.Eğer şunu yap bunu yap deseydim bu boyutlara taşınmayacaktı. Bu kadarını tamamen Kızım üretti.Engel olmadığım için müdahale etmediğim için.Çocuklarımızı rahat bırakmalıyız sanıyorum.Ancak öyle onları keşfedebiliriz..Neler yapabileceklerini kapasitelerini ancak o şekilde görebiliriz.Yoksa çok basit sıradan bir etkinliği geçmeyecekti...
Doya doya oynadık...Tadını çıkardık...